Ana Menü

Kategoriler

Dost Siteler

Konusunu Siz Bulun

Bir kategoriye koyamadım kafamdakileri. Aşk hikayesi mi denir buna, ayrılık hikayesi mi, sadece benim olduğu için anı mı, yoksa tamamen beni anlattığı için otobiyografi mi; bilemedim. Bilmek de istemedim açıkçası, sadece yazayım istedim. Çünkü yazmayı sevenler bilirler, bazen anlatılamayan duygu birikintileri yazıya dökülür; okumayı sevenler de bilirler, bazen yazıya dökülenler biryerlerde nefes alan bir insanın yüreğinden sökülür... Ben aşık oldum; yıllar önce. Hani gerçekten aşık oldum, nereden mi biliyorum? O "sen bana aşık olmuşsun, gözlerinde gördüm." dedi de oradan biliyorum. O hiç yalan söylemezdi çünkü. O ne derse doğruydu, sorgulamaya gerek yoktu. "Beni seviyorsun" dedi; doğruydu. "Bir ömür benimle olmak istiyorsun." dedi; doğruydu. "Aşk yangın yeridir İrfan!" dedi çok doğruydu. Onca sene bana çok şey söyledi ve hepsi doğruydu, hepsinde haklıydı. Nasıl bir aşksa bu, hiç düşünmediğim birşey vardı onca sene; bana hiç "Seni seviyorum." dememişti. Sanırım onca doğrunun arasına yalan sokmak istememişti, ya da o cümlenin ağzından ne kadar kifayetsiz çıkacağını bildiğinden, bu kifayetsizliğin beni yıkacağından korkmuştu. İyi de yapmıştı! Kızamam ona, hiç kızamadığım gibi, şimdi de kızamam. Aksine minnet duyuyorum, çünkü her ne kadar beni sevmemiş olsa da beni dünyada en değer verdiğim şeyden -kendisinden- de mahrum bırakmamıştı. Bu gelgitli düşüncelerin kucağında aşkım iki yıl sürdü. Evlenme teklif edecektim, reddeder diye edemedim. Bir ay daha geçti, evlenelim diyecektim, diyemedim. Hep bir korku vardı içimde; "Acaba bunu söylersem beni reddeder de ondan mahrum kalır mıyım?" diye... 99 senesinin Mayıs ayında kaybettim "en değerlim"i. Elinde havuçlu keki, karşıdan karşıya geçerken bir aldılar benden onu. Bana geliyordu, ilk defa bir doğumgünümde yalnız kalmayayım diye. Bana doğumgünü pastası yerine en sevdiğim havuçlu kekten yapmıştı, "Sen bir de benim keki mi ye, başkasınınkini beğenmezsin artık." demişti, kısmet olmadı... Gidemedim cenazesine; evde kendime lanet edip kafamı duvarlara vurmakla meşguldüm. İzin vermediler gitmeme, biliyordu arkadaşlarım; yanına kıvrılırdım beni de gömsünler diye... Ne mi yaptıyorum onca yıl; her ayın 7sinde ona gidiyorum elimde tek bir gül ile. Mayıs ayında özel olarak iki gül ile. Evlendim, çocuklarım oldu, canımdan çok sevdiğim çocuklarım. Ama hala giderim ona. Zaten bu yüzden karımla ayrıldık ya; hatıralarda yaşayan bir aşkı dünya iyisi bir kadına tercih ettiğim için... Onca geçmiş ve şimdiki zamanın içerisinde durup düşünüyorum da, acaba korkumu yenip ona evlenme teklif edebilseydim ne olurdu? Belki kabul ederdi, olamaz mı! O zaman dünyanın en mutlu adamı olurdum, ki belki de o şuan benimle olacaktı, ben de bunları yazmıyor olacaktım. Ama o zaman da çocuklarım olmayacaktı! Evet belki onunla başka çocuklarımız olacaktı ve onları da canımdan çok sevecektim; ama o çocuklar şimdikiler olmayacaktı. Karımı da üzmemiş olacaktım belki de, hiç tanışmamış olacaktık! Lakin reddedebilirdi de beni, değil mi? O zaman da o kendi hayatını yaşıyor olurdu, ben de şimdiki hayatımı elindekilerin kıymetini bilen mutlu bir adam olarak yaşıyor olurdum; geçmişte yapmadıklarından dolayı pişman olan, pişman olduğu için kendini hayıflayan, ve hayıflayışından bile pişman olan -kısacası pişmanlıklar içinde kavrulan- nefens adal bir ölü olmazdım.... Tecrübe mi denir buna, dost tavsiyesi mi, yoksa pişmanlığın reçetesi mi bilemem ama siz benim yaptığımı yapmayın isterim. Birşeylerin sonuçlarından korkmayın; çünkü siz içinizden geçeni yaptığınız sürece sonuçları sizin isteğinizin dışında gelişecektir; pişman olmanıza gerek duyurmadan. Ama benim gibi susar beklerseniz, hala mezarı başında ince bir fısıltıyı "Seni seviyorum İrfan, tabi ki evlenirim seninle" cümlesini duymayı beklediğim gibi pişmanlıklar ve hayaller içinde bekler durursunuz. Saygılar.




Okunma : 687 // Aldığı Oy : 20 // Gönderen : İrfan
Oy Ver :
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10
Arkadaşına Gönder      Yazdır
 

Yorumlar

Yazan : nazmiye
hikaye yazmayı ve okumayı seviyorum

Yorum Yaz

Adınız :
E-mail Adresiniz :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu :

Yeni Eklenenler

En Çok Okunanlar

En iyiler

istatistikler

hikaye hikayeler sex hikayeleri porno hikayeleri erotik hikayeleri seks hikayeleri türk porno porno izle porno